Saya Saya Öldürdünüz


Merve Çoban

Merve Çoban

21 Nisan 2016, 01:41

 Karaman Davası sonuçlandı. Herkes yayın yasağı getirilen, canlı yayında dahi söz konusu vakfın ismi anılmayan bu olayı Karaman adıyla bilecek. Vakfın ismi de geçecek belki bir yerlerde. Öğretmenin ne kadar sapık olduğu anlatılacak, pedofili tartışılacak, şahsın polisteki ifadelerinden dolayı eşcinsellik de konuşulacak hatta homofobi artacak. 
Kadınlara karşı işlenen cinsel suçlarda da benzer şeyler yaşandı. Etek boyu, sokağa çıkma saati, din, inanç, ahlak tartışıldı. Kol kırıldı yel içinde kaldı, elalem duymadı ve namus temizlendi. Daha ne olsun değil mi?
Artık televizyonlarda tartışma programları pek izlenmiyor. Belki internetten belki de eskisi gibi programlar kalmadığından. Ancak cinsel şiddet suçlarının tartışıldığı yayınlara da bir bakmak lazım durumu anlayabilmek için. Hiç kimse anlamanın derdinde değil ancak yine de denemek lazım. Karaman olayında vakfın üzerine gidilmesi, bakanlara yapılan eleştiriler, siyasetçilerin polemikleri temel tartışma konusuydu. Yasal olmadığı KAİMDER tarafından yetkilileri tarafından açıkça belirtilen yurtlar pek tartışma konusu olmadı. Aksine devletin açılmasını dahi kabul etmediği bu yurtların denetlenmesinden bahsedildi. Buradaki çelişkiyi görmemek ancak görmemeyi istemekten kaynaklanabilir. Farklı vakıfların ve derneklerin Anadolu'nun dört bir yanında onlarca yıldır ,ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik bu yurtları çalıştırdığını görmemeninsebeplerinin ne olacağı ise yazımızın konusu değil. Olayın vehametinden çok vakıfları ve siyasetçileri düşünmek ise farklı bir noktaydı. Türkiye'de cinsel şiddetin son yıllarda artması bir yana bu eğilimlerin siyasi görüşten uzak olabileceği görülmedi. Aklama kampanyaları ile başkaları karalandı. 
Önce 45 çocuk olduğu söylendi sonra sayı birden 10'a düştü. Kimisi ailelere para verildi ve şikayet etmeleri engellendi dedi. Ancak söz konusu insan olduğunda olayın boyutunu sayıyla ifade etmek bizim alışkanlığımız haline geldi. İnsanlara niceliğe göre değer verir olduk. Fakat cinsel şiddete uğrayan insanların travmalarını, duygu durumlarını, geleceklerini düşünmez olduk. Taciz ya da tecavüz ile karşılaşan insanlar daha fazla şiddet, baskı görür oldu. Bu bireyler yakınları tarafından yaşadıkları acıyla ve travmayla suçlanarak topluma kapatıldı, hastalıklı bir hale getirildi. Toplum olarak alışkanlığımız oldu asıl suçluları korumak, mağduru ise daha da mağdur etmek oldu.
Toplumda son yıllarda yaşanan sorunları incelemek için suç oranlarına da bakmaya gerek yok. Eğer bir toplumda ahlaktan ne kadar bahsediliyorsa o konuda o kadar çok eksik var demektir. Bu insanın eksikliklerini konuşarak saklamak ve tamamlamak istemesinden kaynaklanır. 
Siz ahlakı, etek boyunu, hangi görüşe ve dine inanların daha ahlaksız olduğunu tartışadurun. Belki bir sonuca ulaşırsınız. Ama emin olun o çocuklar için artık sizin bu tartışmalarınız hiçbir şey ifade etmiyor. Kadınların birbirini anlaması için ise aynı acıyı yaşaması gerekiyor. Anadolu'nun geleneksel kültüründe olduğu gibi acın acımdır demek yerine bana dokunmadıkça yaşasın düsturunu edinmek o kadar da kolay değil. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zümrei zühre - 7 ay önce
umarım herkes de senin gibi düşünür. ama bunun tam tersi bir toplum dayız. nasıl olur bilinmez, nasıl kalkınır bilinmez, şunu dile getirmeliyiz ki senin gibi savaşçılar ile bu olayları yargı karşısında daha dik duran kadınlar olacaktır.